Evet Georgy Jukov’dan bahsediyoruz..
Kendisi Sovyet tarihinin en büyük generallerinden biriydi. Sert, acımasız ve deha seviyesinde bir savaş stratejistiydi.
Hitler’in Moskova’ya yürüyüşünü durdurarak, Stalingrad zaferinde büyük rol oynamıştı. Devamında ise Kızıl Ordu’yu Berlin’e kadar taşımıştı.
Jukov, II. Dünya Savaşı’nda Sovyetler’in kaderini değiştiren kişiydi..
Ama onu efsane yapan sadece kazandığı savaşlar değil, varoluşsal gücüydü. Sovyet halkı için adeta bir kahramandı. Ancak bu şöhret, onun sonunu hazırlayacaktı…
Savaş sonrası Jukov’un halk arasındaki itibarı adeta nükleer bomba etkisi yaratıyordu. Sovyetler’de herkes onun adını konuşuyordu. Stalin’in bile önüne geçen bu popülarite, Kremlin’de tedirginlik yaratmaktaydı.
Savaşın kahramanı, barışın tehdidi haline gelmişti.
Stalin, Jukov’u Moskova’dan uzaklaştırmış, önemsiz görevlere sürmüştü. Sovyetler’in en büyük generali, bir anda unutturulmaya çalışıldı. Ta ki Stalin ölünceye kadar…
1953’te Stalin öldü ve Jukov yeniden sahneye çıktı!
Bu kez silahlarını eski düşmanlarına çevirdi. Stalin’in haleflerini bir bir tasfiye etti, hatta Kruşçev’in iktidara gelmesinde büyük rol oynadı.
Ama devamında yine fazla güçlü bulunacak ve tekrardan kızağa çekilecekti..
Jukov, Hitler’i alt eden bir generaldi ama politik oyunlar, savaş stratejilerine benzemiyordu.
Bugün Stalin, kendi ülkesinde bile tartışmalı bir figürken, Jukov hâlâ Rusya’nın ulusal kahramanı olarak anılıyor!
Markanızın hikâyesini birlikte anlatalım mı? Anecdote Collab →



Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yazmak için giriş yapın.