Deneyin yalnızca iki basit kuralı vardı:
Uyumamak ve uyarıcı gıdalar tüketmemek.

Gardner, deney süresince tam 11 gün 25 dakika, yani 264 saat boyunca uyanık kalmayı başardı.

Başlarda işler yolundaydı. Gardner, deneyin ilk üç gününü “idare edilebilir bir süreç” olarak nitelendirdi. Ancak devam eden günlerde işler değişmeye başladı.

Bellek sızıntısı, bilinç bulanıklığı, hayal kırıklığı ve konsantrasyon sorunları… Gardner, bu belirtilerin giderek artığını ifade etti.

Yedinci günün ardından durum daha da kötüleşmişti. Gardner, halüsinasyonlar görmeye başladı.
Olmayan şeyleri gördüğünü ifade ediyor, nesneleri tutmaya çalışırken ellerinin titrediği gözlemleniyordu. Yürümekte zorlanıyor, bir zamanlar çevik olan bedeni adeta yavaş çekimde hareket ediyordu.

Son birkaç günse Gardner için tam anlamıyla bir cehennem gibiydi. Yorgunluktan bitap düşen bedeni zar zor tepki veriyordu.

Bir zamanlar net bir şekilde telaffuz ettiği kelimeleri artık dile getirmekte zorlanıyordu.

Deneyin sonunda, 264 saatin ardından Gardner adeta bayıldı. Ardından tam 14 saat 46 dakika boyunca derin bir uykuya daldı.

Randy Gardner, inanılmaz direnciyle Guinness Rekorlar Kitabı’nda kendine yer bulmayı başarırken; deney de tarihin en titizlikle belgelenen uyku yoksunluğu vakalarından biri olarak kabul ediliyor.

Markanızın hikâyesini birlikte anlatalım mı? Anecdote Collab →